Ankara Hareketli Protez

Hareketli Protez Nedir ve Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Hareketli protez, ağızdaki eksik dişlerin ve çevre dokuların yerini tutması amacıyla tasarlanan, hasta tarafından günlük olarak takılıp çıkarılabilen yapay diş aygıtlarıdır. Hastaların çiğneme, konuşma ve estetik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kişiye özel olarak üretilirler. Ağızda hiç diş kalmadığı durumlarda, sabit köprü yapılamayacak kadar çok diş eksikliği bulunduğunda veya arka bölgede destek alınacak dişin kalmadığı senaryolarda bu yönteme başvurulur. Doğal dişlerin kaybı, sadece estetik bir sorun yaratmakla kalmaz, aynı zamanda dudak ve yanak kaslarının çökmesine neden olarak yüzün genel görünümünü de etkiler. Bu apareyler, doku kayıplarını telafi ederek yüzün dikey boyutunu geri kazandırır ve dudaklara ihtiyaç duyduğu fiziksel desteği sağlar.

Diş eksikliklerinin telafisi için uygulanan bu yöntem, ağız içi dokuların durumuna göre planlanır. Kemik erimesinin yaşandığı veya implant cerrahisi için yeterli sistemik sağlığın bulunmadığı vakalarda, çıkarılabilir apareyler fonksiyonların geri kazanılması adına bir alternatiftir. Akrilik (özel bir plastik türü) veya metal iskelet kombinasyonlarıyla hazırlanan bu yapılar, ağız dokularından, damaktan ve var olan diğer dişlerden destek alarak ağız içerisinde tutunur. Hastanın çiğneme kuvvetini çene kemiğine dağıtarak sindirim sürecinin ilk basamağı olan besinlerin öğütülmesi işleminin olağan akışında devam etmesine olanak tanır.

Hareketli Protez Çeşitleri Nelerdir ve Hangi İhtiyaçlara Yanıt Verir?Hareketli protezler

Tam (total) protezler, bölümlü (parsiyel) protezler, hassas bağlantılı (çıtçıtlı) protezler ve implant destekli hareketli protezler olmak üzere hastanın ağız içi durumuna göre farklılık gösteren ana kategorilere ayrılır. Her bir tür, hastanın ağzında kalan diş sayısına, diş etlerinin anatomik formuna ve çene kemiğinin genişliğine göre özel olarak planlanmaktadır. Tüm dişlerin kaybedildiği vakalarda doku desteği ile tutunan tam protezler (halk arasındaki tabiriyle damak protezleri) uygulanırken, ağızda bir kısım ana dişin bulunduğu durumlarda kancalar vasıtasıyla destek alan bölümlü protezler tercih edilir.

Kısmi diş eksikliklerinde uygulanan bölümlü protezler, kalan dişlere kroşe adı verilen metal kollarla tutunur. Estetik beklentisi daha yüksek olan hastalar için ise kroşe görüntüsünü ortadan kaldıran hassas bağlantılı protezler geliştirilmiştir. Bu sistemde tutuculuk, ana dişlerin üzerine yapılan porselen kaplamaların içerisine gizlenmiş kilit mekanizmaları ile sağlanır. Çene kemiğindeki erimenin fazla olduğu ve protezin ağızda oynamaya meyilli olduğu durumlarda ise çene kemiğine yerleştirilen birkaç adet implanttan destek alan hareketli yapılar (overdenture) devreye girmektedir. Bu çeşitlilik, her hastanın kendi ağız dinamiğine uygun bir alternatif bulabilmesine zemin hazırlar.

Ankara’da Hareketli Protez Yapım Süreci Nasıl İlerlemektedir?

Süreç, ağız içi dokuların detaylı muayenesi, çene yapısının radyografik olarak incelenmesi ve hastadan alınan kişisel ölçülerle laboratuvar aşamalarının başlatılması şeklinde ilerler. Ankara lokasyonunda yürütülen planlamalarda, Dr. Dt. Burçin Öncül hastanın mevcut kemik kalınlığını ve mukoza (diş eti) yapısını detaylıca analiz ederek protezin oturacağı alanın sınırlarını belirler. Tedavi öncesinde ağızda kalması planlanan dişlerin sağlığı kontrol edilir, gerekli görülen durumlarda dolgu veya diş taşı temizliği gibi ön işlemler gerçekleştirilerek ağız ortamı proteze hazır hale getirilir.

Klinik aşamalar ortalama 4 ila 5 seans sürmektedir. İlk seansta hastanın ağzından başlangıç ölçüleri alınarak kişiye özel ölçü kaşıkları hazırlanır. İkinci seansta bu özel kaşıklar ve hassas ölçü maddeleri ile çene kaslarının hareketleri esnasındaki dinamik ölçüler kaydedilir. Sonraki aşamalarda çeneler arası kapanış ilişkisi (dikey boyut) belirlenir ve laboratuvarda hazırlanan balmumu şablonlar üzerine dizilmiş yapay dişler ağızda prova edilir. Prova seansında hastanın estetik beklentileri, dişlerin boyu, rengi ve dizilimi değerlendirilir. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra laboratuvar ortamında akrilik işlemlerine geçilir ve aparey hastaya teslim edilir.

Akrilik Protezler ile Metal Altyapılı Protezler Arasındaki Yapısal Farklar Nelerdir?Hareketli Protez

Akrilik protezler gövde olarak diş eti rengindeki özel plastik türevi bir malzemeden üretilirken, metal altyapılı protezler çiğneme kuvvetlerine karşı direnç sağlayan döküm bir iskelet üzerine inşa edilir ve bu iskeletin üzeri akrilik ile kaplanır. Akrilik materyallerin doku uyumu yüksektir ve ağız içerisinde oluşabilecek kemik değişimlerine göre ilerleyen dönemlerde iç kısımlarına ilave (besleme) yapılması daha pratiktir. Ancak sadece akrilikten yapılan kısmi protezler, yapısal bütünlüğü korumak adına ağız içerisinde daha geniş bir alan kaplamak durumundadır.

Metal altyapılı (iskelet) protezler ise döküm krom-kobalt alaşımlarından üretildikleri için oldukça incedirler. Metalin sağladığı dayanıklılık sayesinde, damağı kaplayan alan daha dar ve ince tutulabilir, bu da hastanın tat alma duyusunu ve ısı algısını olumlu yönde etkiler. Metal iskelet, ağızdaki dişlere daha rijit bir şekilde tutunduğu için çiğneme sırasındaki kuvvet iletimi daha dengelidir. Hangi materyalin kullanılacağı, hastanın eksik dişlerinin konumuna, kalan dişlerin kök desteğine ve ağız dokularının hassasiyetine göre diş hekimi tarafından planlanır.

Karşılaştırma Kriteri Akrilik (Tam/Parsiyel) Protezler Metal Altyapılı (İskelet) Protezler
Malzeme Yapısı Doku renginde metil metakrilat (özel plastik) bazlıdır. Krom-Kobalt alaşımlı metal iskelet üzeri akrilik kaplamadır.
Kalınlık ve Ağırlık Kırılmayı önlemek için daha kalın ve geniş hacimli üretilir. Metal direncinden dolayı daha ince, hafif ve zarif yapıdadır.
Tutuculuk Şekli Doku yüzeyinden vakum etkisi veya basit tel kancalarla tutunur. Özel döküm kancalar (kroşeler) ile ana dişlere sıkıca tutunur.
Isı İletkenliği Plastik yapı ısıyı az ilettiği için gıdaların ısısı geç hissedilir. Metal taban, yiyecek ve içeceklerin ısısını dokuya anında iletir.

Hareketli Protez Kullanımına Alışma Sürecinde Neler Beklenmelidir?

Protezin ağız dokularına temas etmesiyle birlikte ilk günlerde tükürük salgısında artış, konuşma sırasında bazı harflerin telaffuzunda farklılık, yanak ile dudak kaslarında dolgunluk hissi yaşanması beklenen olağan bir süreçtir. Vücut, ağız içerisine giren bu yeni aygıtı ilk aşamada yabancı bir cisim veya yiyecek gibi algıladığı için tükürük bezleri normalden daha fazla çalışarak reaksiyon gösterir. Bu durum genellikle birkaç gün içerisinde, beynin protezi vücudun bir parçası olarak kabul etmesiyle normale döner.

Alışma döneminde dil ve yanak kaslarının apareyin sınırlarına uyum sağlaması biraz zaman alır. Özellikle “S”, “Ş”, “T” ve “F” gibi seslerin çıkarılmasında başlangıçta ufak pelteklikler yaşanabilmektedir. Bu sürecin daha hızlı atlatılabilmesi için yüksek sesle gazete veya kitap okunması, hecelemelerin ayna karşısında tekrarlanması önerilmektedir. Çiğneme alışkanlıkları da yeniden öğrenilmelidir; dudakların altını dolduran yapıların varlığı, ilk günlerde lokmaları çevirirken yanak ısırma gibi küçük sorunlara yol açabilse de kas adaptasyonu ile birlikte bu durum kendiliğinden ortadan kalkar.

Hareketli Protezlerin Günlük Temizliği ve Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Protezlerin her yemekten sonra çıkarılarak akan su altında fırçalanması, aşındırıcı olmayan özel temizleyicilerin kullanılması ve diş taşı oluşumunu engellemek adına efervesan temizleme tabletleriyle haftalık periyotlarda dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Ağız içi florasında doğal olarak bulunan bakteriler ve yiyecek artıkları, tıpkı doğal dişlerde olduğu gibi yapay dişlerin üzerinde de plak tabakası oluşturur. Bu plağın düzenli olarak uzaklaştırılmaması, ağız kokusuna, diş eti irritasyonlarına ve malzeme üzerinde kalıcı renklenmelere zemin hazırlar.

Temizlik işlemi sırasında dikkat edilmesi gereken detaylar mevcuttur. Normal diş macunları, içerdikleri granüller sebebiyle akrilik yüzeylerde mikroskobik çiziklere yol açabilir, bu çizikler bakterilerin tutunması için ideal ortamlar yaratır. Bu nedenle temizlik, sıvı sabun ve özel yumuşak kıllı fırçalar yardımıyla yapılmalıdır. Temizleme esnasında apareyin lavaboya düşüp kırılmasını önlemek amacıyla, lavabonun içinin bir miktar su ile doldurulması veya tabanına havlu serilmesi basit ancak oldukça etkili bir önlemdir.

  • Mekanik Temizlik: Her öğün sonrasında protez çıkarılmalı, yumuşak bir fırça ve sıvı sabun kullanılarak tüm iç ve dış yüzeyleri akan su altında fırçalanmalıdır.
  • Kimyasal Temizlik: Haftada bir veya iki kez, eczanelerde satılan suya atıldığında köpüren dezenfektan tabletler eşliğinde derinlemesine temizlik sağlanmalıdır.
  • Diş Eti Bakımı: Aparey ağızda değilken, damaklar ve var olan ana dişler yumuşak bir fırça ile nazikçe fırçalanarak kan dolaşımı uyarılmalıdır.
  • Sıcak Su Kullanımı: Temizleme veya bekletme suyunda kaynar su kullanılmamalıdır; yüksek ısı akrilik malzemenin formunun bozulmasına yol açabilir.
  • Nemli Ortamda Muhafaza: Geceleri çıkarılan aygıtlar, kurumalarını ve şekil değiştirmelerini önlemek için mutlaka kapalı bir su kabı içerisinde bekletilmelidir.

Hassas Bağlantılı (Çıtçıtlı) Protezlerin Klasik Protezlere Göre Yapısal Özellikleri Nelerdir?

Dışarıdan bakıldığında metal kanca (kroşe) görüntüsünün olmaması, dişlere hazırlanan özel yuvalar sayesinde protezin ağızda daha stabil durması ve estetik beklentilerin yüksek olduğu durumlarda doğal bir görünüm sunması, hassas bağlantılı protezlerin temel yapısal özellikleridir. Klasik bölümlü protezlerde, apareyin düşmemesi için ana dişlere sarılan metal kollar bulunur. Bu kollar özellikle konuşurken veya gülerken estetik bir dezavantaj yaratabilir. Hassas bağlantılı sistemlerde ise bu kancalar ortadan kaldırılarak, tutuculuk görevi görünmeyen iç mekanizmalara devredilir.

Bu sistemin uygulanabilmesi için, destek alınacak doğal dişlerin kaplanması (kuronlanması) gerekir. Yapılan bu porselen kaplamaların kenarlarına “erkek” ve “dişi” olarak adlandırılan anahtar-kilit benzeri sürgülü parçalar yerleştirilir. Protez ağza takıldığında bu parçalar birbirinin içine geçerek kilitlenir ve yerinden oynaması engellenmiş olur. Çiğneme kuvvetlerine karşı gösterdikleri direnç, kancalı sistemlere göre daha yüksektir ve ağızdaki kuvvet dağılımını daha fizyolojik bir boyuta taşırlar. Bu planlamalar, hasta dinamiklerini titizlikle değerlendiren hekimler tarafından yürütüldüğünde uzun yıllar fonksiyon sunan yapılardır.

Hareketli Protez Kullanımında Beslenme Alışkanlıkları Nasıl Düzenlenmelidir?Hareketli Protez

İlk günlerde yumuşak kıvamlı, püre halindeki gıdaların küçük lokmalar halinde tüketilmesi, çiğneme işleminin çenenin her iki tarafıyla eşit şekilde yapılarak protezin doku üzerindeki dengesinin sağlanması önerilmektedir. Doğal dişlerle yapılan çiğnemede her bir diş kökü kemiğe bağlı olduğu için tek taraflı çiğneme soruna yol açmazken, dokudan destek alan apareylerde tek taraflı çiğneme, karşı tarafın dokudan kalkmasına ve hava alarak vakumun bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle lokmaların ağzın sağ ve sol tarafına dağıtılarak aynı anda çiğnenmesi, dengenin korunması adına önemlidir.

Alışma evresi tamamlanana kadar yapışkan gıdalardan (sakız, karamel vb.) ve aşırı sert yiyeceklerden (fındık kırmak, elmayı ısırarak yemek vb.) uzak durulmalıdır. Yiyecekleri ısırarak koparmak yerine, çatal bıçak yardımıyla küçük parçalara bölerek arka dişlerle çiğnemek, apareyin damakla uyumunu destekler. Dilin ve yanakların yeni çiğneme paternine alışması ortalama 3-4 haftalık bir zaman dilimini kapsar, bu süreç ilerledikçe hasta normal beslenme alışkanlıklarına kademeli olarak dönüş yapabilmektedir.

İmplant Destekli Hareketli Protezlerin Klasik Yöntemlerden Farkı Nedir?

Çene kemiğine yerleştirilen titanyum vidalardan (implantlardan) destek alarak tutuculuğu artırılan implant destekli protezler, klasik yöntemlerde yaşanan doku üzerinden kayma, konuşurken yerinden oynama durumlarını en aza indirerek çiğneme stabilitesini yükseltir. Özellikle alt çenede, dilin hareketli yapısı ve kemik dokusunun daha dar olması sebebiyle tam protezlerin sabit kalması zordur. Bu sorunun önüne geçmek için çeneye 2 ila 4 adet implant yerleştirilir ve protezin iç kısmındaki yuvalar bu implantlara takılır.

Bu yöntem (overdenture), hastanın apareyi kendi isteğiyle takıp çıkarmasına olanak tanımaya devam ederken, ağızdayken implantlara kilitlendiği için sabit bir diş konforu hissettirir. Diş eti üzerindeki baskıyı implantlara aktardığı için, uzun vadede dokularda yaşanabilecek vuruk problemlerini ve kemik erimelerini yavaşlatır. Sabit köprü (All-on-4 vb.) yapılabilmesi için yeterli kemik kalitesi veya sayısı bulunmayan hastalarda fonksiyonaliteyi maksimize eden önemli bir alternatif konumundadır.

Damak Protezleri Gece Uyurken Ağızda Kalmalı mıdır?

Ağız dokularının dinlenmesine, kan dolaşımının normale dönmesine ve tükürüğün doğal yıkama etkisinden faydalanılmasına imkan tanımak adına hareketli protezlerin gece uyurken çıkarılması ve su içerisinde muhafaza edilmesi önerilir. Gün boyu apareyin altında kalan mukoza (diş eti tabakası) sürekli bir baskıya maruz kalır. Tıpkı ayakkabı giyildiğinde ayakların gün sonunda dinlenmeye ihtiyaç duyması gibi, diş etlerinin de oksijenlenmesi ve kendini toparlaması gerekmektedir.

Gece boyunca apareyin ağızda bırakılması, tükürük akışının azaldığı uyku saatlerinde protez altında mantar enfeksiyonlarının (kandidiyazis) ve bakteriyel plak birikiminin hızlanmasına sebep olabilir. Eğer hasta psikolojik veya özel sebeplerle protezsiz uyumak istemiyorsa, hekim tavsiyesiyle gün içerisinde belirlenen birkaç saatlik dilimde (örneğin kitap okurken veya dinlenirken) mutlaka çıkarılmalı ve dokuların nefes alması sağlanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Hareketli protezler konuşmayı olumsuz etkiler mi?

Aparey ağza ilk takıldığında dudak, dil ve damak ilişkisi değiştiği için bazı seslerin telaffuzunda geçici pelteklikler yaşanabilir, ancak sesli okuma pratikleriyle ortalama bir hafta içerisinde kaslar bu yeni duruma adapte olarak konuşma normale döner.

2. Protezim ağzımda vuruk yaparsa ve canım yanarsa ne yapmalıyım?

Dokuya baskı yapan kısımların belirlenip aşındırılması (uyumlanması) için vakit kaybetmeden kliniğe başvurulmalıdır, randevuya gelmeden önceki 24 saat boyunca vuruk yerinin hekim tarafından tespit edilebilmesi adına protezin takılı olması önerilmektedir.

3. Tam (total) protezlerde tat alma duyusu azalır mı?

Özellikle üst çenede damağı tamamen kaplayan akrilik yapı sebebiyle yiyeceklerin ısı iletimi ve damaktaki bazı tat tomurcuklarının teması kısmen perdelendiği için başlangıçta tat hissinde bir miktar azalma hissedilebilir.

4. Protez yapıştırıcı krem kullanımı her zaman gerekli midir?

Doğru ölçü ve yöntemlerle üretilmiş, anatomik doku uyumu tam olan bir apareyde yapıştırıcı kreme normal şartlarda ihtiyaç duyulmaz; kremler genellikle anatomik olarak erimiş çenelerde ve sadece hastanın psikolojik güvenini desteklemek amacıyla kullanılır.

5. Protez dişlerin rengi çay, kahve tüketimiyle zamanla sararır mı?

Akrilik veya porselenden üretilen yapay dişlerin yüzeyinde zamanla mikro pürüzler oluşabileceği için, düzenli temizlik yapılmadığı takdirde çay, kahve ve tütün ürünlerinin içerisindeki pigmentler materyale işleyerek sararmalara neden olabilir.

6. Hareketli protezlerin kullanım süresi ne kadardır?

Ağız içindeki kemik ve dokular yıllar içerisinde yapısal değişikliğe (erimeye) uğradığından, protezlerin uyumu zamanla bozulur ve genellikle 5 ila 7 yıl arasında hekim değerlendirmesiyle yenilenmesi veya içinin beslenmesi gereklidir.

7. Protezimi normal diş macunu ile fırçalayabilir miyim?

Normal diş macunları yapıları gereği aşındırıcı partiküller (mikro granüller) içerdiğinden, akrilik yüzeylerde çizikler oluşturarak bakteri birikimini artırır; bu nedenle temizlik için sıvı sabun veya özel üretilmiş aşındırıcı olmayan jeller kullanılmalıdır.

8. Kırılan veya çatlayan bir hareketli protez tamir edilebilir mi?

Düşme veya aşırı çiğneme kuvveti sonucu çatlayan, kırılan ya da dişleri kopan apareyler, kırık parçaların duruma göre klinik veya laboratuvar ortamında özel materyallerle birleştirilmesi sayesinde yenisine gerek kalmadan tamir edilebilmektedir.

9. Hareketli protez yapımı için kaç seans kliniğe gelinmesi gerekir?

Ölçü alımı, kapanış tespiti, yapay dişlerin mum üzerinde ağız içi provası ve teslim aşamalarını kapsayan standart tedavi protokolünde ortalama olarak 4 veya 5 klinik seansına ihtiyaç duyulmaktadır.

10. Diş çekimi yapıldıktan hemen sonra ölçü alınabilir mi?

Çekim boşluklarındaki kemiğin ve diş etinin iyileşerek nihai formunu alması belirli bir süre gerektirdiğinden, kalıcı protez için ölçü alınmadan önce dokuların tam iyileşmesi adına ortalama 6 ila 8 hafta beklenmesi klinik açıdan uygun görülmektedir.

11. Protez kullanan kişilerin rutin diş hekimi kontrolüne gitmesi gerekir mi?

Destek dokuların sağlığını izlemek, kemik seviyesindeki fizyolojik değişiklikleri tespit etmek ve apareyin uyumunu kontrol ederek gerekli besleme işlemlerini yapmak amacıyla altı ayda bir veya yılda en az bir kez klinik kontrolü önerilir.

12. Protezim bollaşmaya ve ağzımdan düşmeye başlarsa ne yapılmalıdır?

Kilo kaybı veya yaşa bağlı fizyolojik kemik erimesi sonucu bollaşan apareyler, “besleme” (relining) adı verilen özel bir işlemle iç kısımlarına yeni doku uyumlu akrilik eklenerek tekrar sıkı ve stabil hale getirilebilir.

13. Hareketli protez kullanımı mide bulantısına yol açar mı?

Özellikle üst tam protezlerde damak kısmının geriye doğru uzun olması refleksleri tetikleyebilir; alışma süresi aşıldığında bulantı devam ediyorsa, diş hekimi tarafından apareyin arka sınırlarında anatomik sınırlar dahilinde kısaltma işlemleri yapılabilir.

14. Metal alerjisi olan kişiler hangi protez türünü kullanmalıdır?

Nikel veya kobalt gibi metallere alerjisi tespit edilmiş hastalarda, içerisinde metal alaşım barındırmayan tam akrilik apareyler veya termoplastik (defleks vb.) adı verilen esnek doku malzemelerinden üretilen yapılar tercih edilmektedir.

15. Bölümlü protezlerdeki metal kancalar kendi dişlerimi çürütür mü?

Metal kancaların doğrudan dişi çürütme özelliği yoktur, ancak kancaların etrafında yiyecek birikimi daha kolay olduğu için, yeterli ağız hijyeni sağlanmadığı takdirde biriken bakteriyel plak zamanla destek dişte çürük oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Dr. Dt. Burçin Öncül - Ankara Gülüş Tasarımı | Zirkonyum | İmplant | Dijital Diş Hekimliği

42 Yorum
Ankara'da bir diş hekimi
Diğer tedavilerimiz