Zirkonyum Kaplama Yapılırken Dişlere Hangi İşlemler Uygulanır?
Zirkonyum kaplama yapılırken dişlere; çürük ve eski dolguların temizlenmesi, lokal anestezi altında restorasyona yer açmak için diş yüzeylerinden minimal düzeyde aşındırma (şekillendirme) yapılması, ölçü alım sürecinin gerçekleştirilmesi ve son aşamada üretilen protezlerin özel medikal ajanlarla diş yüzeyine kalıcı olarak sabitlenmesi işlemleri uygulanır.
Bir dişin üzerine dışarıdan koruyucu ve estetik bir materyal ekleneceği zaman, mevcut diş dokusunun bu materyali taşıyabilecek biyolojik ve mekanik formata getirilmesi gerekir. Tedavi sürecinde uygulanan işlemlerin temel amacı, dişi zayıflatmak değil, aksine üzerine gelecek olan yapı ile tam bir uyum sağlayacak şekilde onu yeniden tasarlamaktır. Bu süreç, hekimin tecrübesine ve kullanılan ekipmanların hassasiyetine dayanır.
Klinikte uygulanan her bir işlem, birbirini takip eden zincirleme bir protokolün parçasıdır. Dişin sadece dışarıdan şekillendirilmesi yeterli olmaz; aynı zamanda dişin iç yapısının, kök sağlığının ve dişi çevreleyen diş eti dokusunun da bu restorasyona entegre edilmesi şarttır. Tüm bu işlemler dizisi, dişin biyolojik sınırları korunarak, hastanın konforu ön planda tutularak gerçekleştirilir ve böylece tedavinin uzun vadeli klinik başarısı desteklenir.
İlk Muayene ve Değerlendirme Aşamasında Dişlere Ne Yapılır?
İlk muayene aşamasında dişlere doğrudan fiziksel bir müdahale yapılmaz; panoramik ve periapikal röntgenlerle diş kökleri ve kemik yapısı incelenir, ağız içi klinik muayeneyle mevcut çürükler, diş eti sağlığı, diş dizilimi ve kapanış dinamikleri değerlendirilerek kişiye özel tedavi haritası oluşturulur.
Başarılı bir protetik tedavinin temeli, doğru ve eksiksiz bir teşhis süreciyle atılır. Hasta kliniğe ilk geldiğinde hemen frezlerle (döner aletlerle) diş kesimine başlanmaz. Öncelikle mevcut durumun bütüncül (holistik) bir analizi yapılır. Hekim, hastanın şikayetlerini dinledikten sonra ağız içini detaylıca inceler. Hangi dişlerin kaplamaya dahil edileceği, destek dişlerin yeterli dayanıklılığa sahip olup olmadığı belirlenir.
Röntgen analizleri bu aşamada hayati bir önem taşır. Dişin ağız içinde görünen kuron (tepe) kısmı sağlam veya estetik görünebilir, ancak kök ucunda kronik bir enfeksiyon (kist, apse) veya kemik erimesi mevcutsa, o dişin üzerine doğrudan kaplama yapmak tıbbi açıdan uygun değildir. Bu nedenle ilk muayenede elde edilen veriler ışığında, kaplama aşamasına geçilmeden önce dişlere yapılması gereken ön hazırlık (temizlik, kanal tedavisi vb.) işlemlerinin planlaması yapılır.
Diş Etlerine Zirkonyum Kaplama Öncesinde Ne İşlem Uygulanır?
Zirkonyum kaplama öncesinde diş etlerine; eğer tartar veya plak birikimi varsa ultrasonik cihazlarla profesyonel diş taşı temizliği uygulanır. Diş etlerinde iltihap (gingivitis) veya şişlik tespit edilirse, ölçü aşamasına geçilmeden önce diş etlerinin sağlıklı, sıkı ve kanamasız formuna kavuşması için gerekli periodontal tedaviler gerçekleştirilir.
Restoratif diş hekimliğinde altın kural, sağlıklı bir temel olmadan üst yapının inşa edilemeyeceğidir. Uygulanacak olan kaplamalar dişin üzerini sararken, tam olarak diş etinin bittiği sınırda (kole bölgesinde) sonlanır. Eğer diş etleri iltihaplı, şişkin (ödemli) veya kanamaya yatkınsa, bu sınır net olarak belirlenemez. Şişmiş bir diş eti varlığında diş kesilir ve ölçü alınırsa, ilerleyen haftalarda diş eti iyileşip asıl seviyesine çekildiğinde kaplamanın kenarı dışarıda kalır.
Bu sebeple Ankara’daki klinik rutininde, protez hazırlıklarından önce mutlaka doku sağlığı güvence altına alınır. Hastaya kapsamlı bir diş taşı temizliği (detartraj) ve gerekli durumlarda kök yüzeyi düzleştirmesi (küretaj) yapılır. Diş etlerinin biyolojik olarak toparlanıp doğal açık pembe rengine ve sıkı formuna ulaşması beklenir. Ancak doku tam olarak iyileştikten sonra dişlerin şekillendirme ve ölçü işlemlerine başlanır.
Diş Eti Sağlığının Sürece Etkileri
| Diş Eti Durumu | Yapılan Klinik İşlem | Tedaviye Sağladığı Katkı |
|---|---|---|
| Hafif Plak ve Tartar | Standart ultrasonik diş taşı temizliği ve polisaj. | Diş eti sınırının netleşmesini sağlar, kanamayı önler. |
| Ödemli ve Kanamalı Diş Eti | Derin temizlik (küretaj) ve doku iyileşmesi için bekleme süresi. | Ölçü sırasında hatalı sınır belirlenmesini engeller. |
| Sağlıklı (Pembe, Sıkı) | Doğrudan preparasyon (şekillendirme) aşamasına geçiş. | Protezin dişe sıfıra sıfır, estetik bir uyumla oturmasına zemin hazırlar. |
Çürük veya Dolgulu Dişlere Kaplama Öncesi Ne İşlem Uygulanır?
Çürük veya sorunlu dolgulara sahip dişlere kaplama öncesinde; mevcut çürük dokular yüksek devirli elmas aletlerle tamamen temizlenir, sızdıran eski dolgular sökülür ve dişin kaplamayı taşıyabilecek dirence ulaşması için biyouyumlu materyallerle (kompozit vb.) yeni bir çekirdek (kor) dolgusu yapılarak diş güçlendirilir.
Bir dişin sadece üzerini estetik bir materyalle örtmek, dişin içindeki problemleri ortadan kaldırmaz. Eğer kaplanması planlanan dişte aktif bir çürük lezyonu varsa veya yıllar önce yapılmış büyük bir amalgam/kompozit dolgunun kenarlarında mikro sızıntılar başlamışsa, öncelikle bu dokuların sağlığına kavuşturulması şarttır. Kaplamanın altında kalan bir çürük, sessizce ilerleyerek zamanla dişin kaybedilmesine yol açabilir.
Hekim, lokal anestezi altında dişteki tüm sağlıksız, yumuşamış veya enfekte dokuları temizler. Eğer çürük dişin sinir tabakasına (pulpa) kadar ulaşmışsa veya dişte kök ucu lezyonu varsa, o dişe kanal tedavisi uygulanması zorunlu hale gelir. Kanal tedavisi ile dişin içi dezenfekte edildikten ve temizlendikten sonra, eksilen büyük madde kaybını yerine koymak için dişe sağlam bir dolgu (kor inşası) veya fiber post sistemleri uygulanır. Diş bu şekilde tam bir kolon gibi güçlendirildikten sonra kaplama hazırlığına (şekillendirmeye) başlanır.
Diş Kesimi (Şekillendirme) İşlemi Nasıl Uygulanır?
Diş kesimi (şekillendirme) işlemi; lokal anestezi ile bölge tamamen uyuşturulduktan sonra, üzerine gelecek olan restorasyonun kalınlığına yer açmak amacıyla dişin çiğneme, yan ve iç yüzeylerinden özel soğutmalı döner aletler kullanılarak yaklaşık 1 ila 1.5 milimetre arasında homojen bir aşındırma yapılmasıyla uygulanır.
Protez tedavisinin fiziksel olarak başladığı en önemli klinik aşama “preparasyon” yani dişin şekillendirilmesidir. Dışarıdan dişe eklenecek olan zirkonyum materyalinin kırılmadan fonksiyon görebilmesi için belirli bir et kalınlığına (hacme) ihtiyacı vardır. Eğer dişten hiçbir doku kaldırılmadan bu materyal doğrudan dişin üzerine yapıştırılsaydı, diş normalden çok daha şişkin, kaba ve diş etine baskı yapan (taşkın) bir formda olurdu.
Bu anatomik uyumsuzluğu önlemek adına, hekim dişin her bir yüzeyinden, kullanılacak materyalin gerektirdiği minimum kalınlık kadar bir madde uzaklaştırması yapar. Bu aşındırma işlemi rastgele değil, dişin orijinal anatomisine paralel olarak, belli açılarla ve eğimlerle gerçekleştirilir. Seçilen frezlerin (uçların) kalınlıkları ve açıları, elde edilecek formun kalitesini doğrudan belirler. İşlem öncesinde uygulanan lokal anestezi sayesinde hasta bu aşındırma sırasında hiçbir sızı veya hassasiyet hissetmez, son derece konforlu bir klinik deneyim yaşar.
Diş Kesimi Sırasında Doku Korunması Nasıl Sağlanır?
Diş kesimi sırasında doku korunması; aşındırma işleminin sadece gerekli olan mine ve dentin sınırlarında tutulması, dişin sinir dokusuna (pulpaya) yaklaşılmaması ve döner aletlerin yarattığı sürtünme ısısının dişe zarar vermesini engellemek için işlem boyunca kesintisiz su ve hava soğutması yapılmasıyla sağlanır.
Minimal invaziv (doku koruyucu) diş hekimliği prensipleri gereği, kaplama hazırlığı yapılırken temel amaç “ihtiyaç duyulan minimum miktarda” dokuyu uzaklaştırmaktır. Dişin iç kısmında, canlılığı sağlayan ve kan damarları ile sinirleri barındıran pulpa odası bulunur. Şekillendirme işlemi sırasında bu pulpa odasına gereğinden fazla yaklaşmak, dişin travma almasına ve ileride kendi kendine kanal tedavisine ihtiyaç duymasına sebep olabilir.
Döner aletler (aeratör veya mikromotor) dakikada yüz binlerce devir hızla çalışır. Bu yüksek hız, elmas uç ile diş minesinin teması sırasında mikroskobik düzeyde ciddi bir sürtünme ısısı (termal enerji) açığa çıkarır. Dişin iç ısısının artması sinir dokusunda geri dönüşümsüz hasarlar yaratabilir. Bunu engellemek için, cihazlardan doğrudan frezin ucuna ve dişe yoğun bir su spreyi püskürtülür. Su soğutması altında yapılan bu hassas şekillendirme, dişin canlılığının ve sağlığının korunması için hayati bir standarttır.
Zirkonyum Kaplama İçin Basamaklı Kesim Tekniği Neden Uygulanır?
Basamaklı kesim tekniği (chamfer/shoulder); dişin diş etiyle birleştiği sınırda (kole bölgesinde) protezin oturacağı net ve belirgin bir raf oluşturmak, restorasyonun dişe taşkınlık yapmadan sıfıra sıfır (pürüzsüz) birleşimini sağlamak ve böylece plak birikimine neden olabilecek basamak hatalarını engellemek amacıyla uygulanır.
Diş preparasyonunun (şekillendirmesinin) kalitesi, büyük ölçüde diş eti sınırında oluşturulan bitiş çizgisinin (marjin) niteliği ile ölçülür. Eski yıllarda uygulanan tekniklerde (örneğin bıçak sırtı kesim), dişin aşındırılması diş etine doğru belirsiz bir şekilde sıfırlanarak biterdi. Laboratuvar teknisyeni, model üzerinde protezin tam olarak nerede bitmesi gerektiğini net göremezdi ve bu durum genellikle kaplamanın dişten biraz daha geniş yapılmasıyla (taşkınlık) sonuçlanırdı.
Taşkın bir kaplama sınırı, diş etine sürekli baskı yapar ve o bölgede hastanın fırça ile veya diş ipi ile temizleyemeyeceği mikroskobik bir çıkıntı oluşturur. Bu da diş eti hastalıklarının bir numaralı hazırlayıcısıdır. Modern kliniklerde uygulanan basamaklı kesim tekniğinde ise, diş etine paralel olarak dişte net bir set (çizgi) oluşturulur. Bu net çizgi hem laboratuvarın işini kolaylaştırarak mikron düzeyinde uyum (marjinal adaptasyon) sağlar hem de diş ile protez arasında doğal bir geçiş profili (emergence profile) yaratarak biyolojik dokuların sağlığını güvence altına alır.
Basamaklı Kesim Tekniğinin Hastaya Sağladığı Faydalar
- Biyolojik Uyum: Protez diş etine baskı yapmaz, diş etinin doğal pembe ve sıkı formunu korumasına destek olur.
- Hijyen Kolaylığı: Girintisiz ve çıkıntısız pürüzsüz geçiş sayesinde diş ipi ve fırça kullanımı sırasında takılma yaşanmaz, bakteri plağı tutulumu zorlaşır.
- Estetik Geçiş: Protezin doğal bir diş gibi diş etinin içerisinden çıkıyormuş görünümü (illüzyonu) sağlanır.
- Mekanik Stabilite: Materyalin kenar kuvvetlerine karşı dirençli olabileceği yeterli kalınlık sağlanmış olur.
Şekillendirilen Dişlerin Ölçüsü Nasıl Alınır?
Şekillendirilen dişlerin ölçüsü; hastanın ağız yapısına uygun olarak yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu ağız içi optik kameralarla (dijital ölçü) saniyeler içinde taranarak veya yüksek hassasiyetli silikon bazlı özel ölçü maddelerinin kaşıklar yardımıyla ağza uygulanması (konvansiyonel ölçü) yöntemleriyle alınarak laboratuvar ortamına aktarılır.
Dişlerin şekillendirilme (preparasyon) işlemi bittikten sonra, ağız içindeki bu yeni anatomik formun eksiksiz bir şekilde laboratuvara aktarılması süreci başlar. Geçmişten günümüze en yaygın kullanılan yöntem, silikon veya polieter bazlı hamur kıvamındaki ölçü maddelerinin dişlerin üzerine uygulanmasıdır. Madde ağız içinde sertleştikten sonra çıkarılır ve içine özel dental alçılar dökülerek hastanın çenesinin fiziksel bir modeli elde edilir. Bu yöntem hala son derece güvenilir ve detaylı sonuçlar verir.
Bununla birlikte, dijital diş hekimliğinin (CAD/CAM) gelişmesi ölçü alma prosedürlerine büyük bir konfor ve hız katmıştır. Kalem boyutundaki ağız içi optik tarayıcılar, dişlerin üzerinde gezdirilerek saniyede binlerce kare fotoğraf çeker. Bu fotoğraflar anında bilgisayar ekranında üç boyutlu, hareket ettirilebilir sanal çene modellerine dönüşür. Dijital ölçüm, maddelerin fiziksel olarak büzülmesi veya genleşmesi gibi mikroskobik hata paylarını ortadan kaldırdığı gibi, özellikle bulantı refleksi yaşayan hastalar için geleneksel kaşık yöntemine kıyasla çok daha rahat bir deneyim sunar.
Geçici Dişler Kaplama Sürecinde Neden Uygulanır?
Geçici dişler; şekillendirilmiş (küçültülmüş) dişlerin mine tabakası uzaklaştırıldığı için açığa çıkan dentin dokusunu dış etkenlere (sıcak-soğuk) karşı korumak, hastanın estetik kaygı yaşamasını önlemek ve ölçüsü alınan dişlerin laboratuvar süreci boyunca boşluğa doğru hareket etmesini (kaymasını) engelleyerek ölçü hassasiyetini muhafaza etmek için uygulanır.
Ölçü alım işleminin ardından hastanın kliniği o şekilde terk etmesi tıbbi olarak uygun değildir. Diş kesimi sırasında uzaklaştırılan mine tabakasının altındaki dentin, termal değişimlere karşı son derece duyarlıdır. Eğer bu yüzeyler açıkta bırakılırsa, hastanın nefes aldığında hissedeceği hava veya içeceği oda sıcaklığındaki bir su bile şiddetli bir hassasiyete neden olur. Dişi bu dış uyaranlardan yalıtmak zorunludur.
Bu sebeple diş hekimi, ölçü seansının son aşamasında (genellikle koltuk başında 15-20 dakika içinde) akrilik veya kompozit bazlı malzemeler kullanarak hastaya geçici kaplamalar üretir. Bu geçici dişler, sökülmesi kolay olsun diye zayıf bir medikal simanla tutturulur. Görevleri, asıl protezler laboratuvardan gelene kadar geçen ortalama 4-6 günlük süreçte dişi korumak, hastanın rahatça konuşmasına imkan vermek ve estetik devamlılığı sağlamaktır. Ayrıca boşluktaki dişlerin birbiri üzerine devrilmesini veya uzamasını önleyerek, laboratuvarda hazırlanan protezin dişe kusursuzca oturmasını sağlarlar.
Altyapı Provası Sırasında Dişlere Ne İşlem Uygulanır?
Altyapı provası sırasında; laboratuvarda kazınarak üretilen, henüz üzeri porselenle kaplanmamış sade iskelet yapı, şekillendirilmiş dişlerin üzerine yerleştirilir. Hekim özel sondlar yardımıyla bu iskeletin diş eti sınırlarına sıfıra sıfır oturup oturmadığını, komşu dişlerle olan temasını ve dişi sıkıca sarıp sarmadığını kontrol eder.
Dijital diş hekimliğinin ilerlemesiyle tek diş kaplamalarında genellikle altyapı provası atlanıp doğrudan bitim aşamasına geçilebilmektedir. Ancak çok üyeli (geniş) köprü vakalarında veya mekanik hassasiyetin yüksek olduğu durumlarda, altyapı provası hekimler için güvenli bir kontrol adımı olmaya devam eder. Bu seansta laboratuvardan gelen materyal beyaz, opak bir iskelet halindedir; dişin dış formunu verecek porselen dokusu henüz işlenmemiştir.
Hekim, iskeleti hastanın dişine (veya dişlerine) yerleştirir. İskelet, dişe pasif bir şekilde (zorlamadan) girmeli ancak yerinden de kolayca düşmemelidir. En önemli kontrol noktası, basamaklı kesim yapılarak belirlenen diş eti sınırıdır. Protezin kenarı ile dişin birleştiği çizgide en ufak bir takılma, açıklık veya taşkınlık olmamalıdır. Eğer iskelette ufak bir baskı noktası veya sürtünme tespit edilirse, hekim mikromotor yardımıyla o bölgede minimal bir aşındırma (uyumlama) yapar. İskeletin dişe mükemmel adapte olduğu onaylandıktan sonra, protez estetik işçilik için tekrar laboratuvara gönderilir.
Estetik Prova Sırasında Dişlere ve Kaplamaya Ne İşlem Yapılır?
Estetik (dentin/mine) prova sırasında kaplama dişlerin üzerine geçici olarak yerleştirilir; hastanın kapanış (oklüzyon) dengesi, dişlerin formu, rengi, dudak desteği ve fonetik (konuşma) uyumu değerlendirilir. Gerekirse hekim tarafından koltuk başında diş formunda ufak aşındırma veya şekillendirmeler yapılarak protez hastanın beklentilerine göre kişiselleştirilir.
Tedavi sürecinin estetik açıdan en belirleyici ve hastalar için en memnuniyet verici seansı estetik provadır. Bu seansta protez, diş anatomisine uygun olarak porselen tabakalarıyla işlenmiş şekilde gelir ancak henüz son cilası (glaze) yapılmamıştır, yüzeyi hafif mattır. Hekim restorasyonu dişlere yerleştirir ve hastaya bir ayna vererek beklentilerinin karşılanıp karşılanmadığını sorar.
Bu aşamada sadece görsel değerlendirme yapılmaz; fonksiyonel testler de gerçekleştirilir. Hastaya artikülasyon kağıdı adı verilen ince boyayıcı bantlar ısırtılarak dişlerin kapanış sırasında eşit şekilde temas edip etmediği kontrol edilir. Erken temas eden yüksek noktalar varsa frez yardımıyla anında düzeltilir. Hastadan “F”, “S”, “V” gibi dudak ve diş temasını gerektiren sesleri çıkarması istenir. Eğer dişler gereğinden uzunsa bu seslerin telaffuzu bozulur ve hekim boydan ufak düzeltmeler yapar. Her detay hekim ve hasta tarafından onaylandığında, protez parlatılması (cilalanması) için son kez laboratuvara gönderilir.
Zirkonyum Kaplama Dişlere Nasıl Yapıştırılır (Simante Edilir)?
Zirkonyum kaplama dişlere; ortamın tükürükten tamamen izole edilip kurutulması, kesilmiş diş yüzeyinin ve protezin iç kısmının özel solüsyonlarla kimyasal olarak hazırlanması ve ardından yüksek tutuculuğa sahip biyouyumlu medikal yapıştırıcılar (simanlar) kullanılarak kalıcı şekilde sabitlenmesi işlemleri uygulanarak yapıştırılır.
Provaları tamamlanıp son cilası yapılmış restorasyonların ağız içi ile kalıcı olarak bütünleştiği işlem simantasyon (yapıştırma) adımıdır. Bu aşamada gösterilecek klinik hassasiyet, protezin ömrünü ve dişe tutunma gücünü doğrudan belirler. Ağız içi sürekli ıslak bir ortam olduğu için, yapıştırma işlemi sırasında en büyük düşman tükürük veya diş eti sıvısıdır. Hekim, pamuk rulolar veya “rubber dam” izolasyon örtüleri kullanarak ilgili dişleri tamamen kuru bir alana hapseder.
Kesilmiş dişlerin yüzeyleri asidik temizleyiciler veya dezenfektanlarla yıkanarak bakterilerden ve kalıntılardan arındırılır. Benzer şekilde zirkonyum protezin iç yüzeyi de pürüzlendirilerek (kumlama veya özel kimyasal ajanlarla) yapıştırıcının tutunması için mikro-retansiyon alanları oluşturulur. Seçilen medikal siman protezin içine uygulanır ve protez dişin üzerine doğru bir baskıyla oturtulur. Yapıştırıcı tam sertleşmeden önce, kenarlardan taşan artıkları özel aletlerle diş eti sınırından titizlikle temizlenir. Işıkla donan (dual-cure) simanlarda mavi LED ışığı kullanılarak kimyasal reaksiyon tamamlanır ve işlem sonlandırılır.
Ankara’da Dr. Dt. Burçin Öncül Tarafından Süreç Nasıl Yönetilir?
Ankara’da klinik hizmetlerini sürdüren Dr. Dt. Burçin Öncül tarafından süreç; hastanın spesifik biyolojik ve estetik gereksinimlerine göre şekillendirilen kişiselleştirilmiş bir planlama, minimal doku kaybı prensibiyle yapılan hassas preparasyonlar ve hasta-hekim iletişiminin her aşamada şeffaf tutulduğu klinik protokollerle yönetilir.
Her tıbbi işlem gibi protetik tedaviler de uygulayıcı hekimin bilgi birikimi, tecrübesi ve klinik vizyonuyla doğrudan şekillenir. Ankara kliniğinde süreç, standart ve fabrikasyon kalıpların ötesinde, her bireyin kendi yüz anatomisine, çene kaslarına ve dudak kapanışına uygun bir “Gülüş Tasarımı” yaklaşımıyla ele alınır. Tedavi koltuğunda hastanın konforu ve rahatlığı önceliklendirilir; işlemlerin lokal anestezi altında stresi azaltacak şekilde uygulanmasına özen gösterilir.
Dr. Dt. Burçin Öncül’ün protetik felsefesinde, estetik görünüm elde edilirken biyolojik doku sağlığından taviz verilmez. Diş kesimi işlemlerinde diş eti marjinlerinin (sınırlarının) sağlıklı kalmasını sağlayan teknikler kullanılır, laboratuvar iletişiminde dijital sistemlerin avantajlarından faydalanılarak uyum hatalarının önüne geçilir. Provalarda hastanın beklentileri dikkatle dinlenir ve onay alınmadan hiçbir kalıcı işleme geçilmez. Bu bütüncül ve bilimsel süreç yönetimi, tedavinin sadece görsel olarak değil, aynı zamanda fonksiyonel olarak da uzun yıllar sağlıklı kalmasını destekler.
Kaplama İşlemi Bittikten Sonra Dişlere Hangi Bakımlar Uygulanır?
Kaplama işlemi bittikten sonra dişlere; günde iki kez florürlü macun ile düzenli fırçalama, diş eti sınırındaki bakteri plağını mekanik olarak temizlemek için diş ipi veya arayüz fırçası kullanımı ve her 6 ayda bir diş hekimi tarafından yapılan profesyonel tartı (diş taşı) temizliği bakımları uygulanır.
Klinikte uygulanan yapıştırma (simantasyon) işlemiyle birlikte restoratif süreç tamamlansa da, dişin ve protezin sağlığını koruma süreci ömür boyu hastanın sorumluluğundadır. Uygulanan biyomateryallerin kendisi çürümeye veya yapısal bozulmaya uğramasa da, protezin hemen altındaki doğal diş kökleri ve dişi saran periodonsiyum (diş eti dokusu) bakteriyel saldırılara karşı tıpkı eskiden olduğu gibi açıktır.
Hastaların, yeni dişlerinin üzerine yapışan bakteri plağını tıpkı doğal dişleri gibi fırçalayarak uzaklaştırması gerekir. Özellikle fırçanın ulaşamadığı diş aralarında ve köprü gövdelerinin altında gıda birikimini engellemek için diş ipi kullanımı vazgeçilmez bir günlük rutindir. Eğer bu hijyen kurallarına uyulmazsa, diş ile protezin birleştiği o hassas sınırda (kole bölgesinde) ikincil çürükler veya diş eti çekilmeleri meydana gelebilir. Evdeki bu doğru bakım rutinlerine ek olarak, 6 aylık periyodik hekim muayeneleri, oluşabilecek en ufak bir plak (tartar) sorununun profesyonel cihazlarla temizlenmesi ve kaplamaların uzun yıllar sağlıklı fonksiyon görmesi açısından büyük bir güvence sağlar.
Kalıcı Kaplamalar İçin Tavsiye Edilen Bakım Rutini
| Bakım Sıklığı | Uygulama Şekli | Sağladığı Fayda |
|---|---|---|
| Günlük (2 Kez) | Yumuşak veya orta sert fırça ile, düşük aşındırıcılığa sahip standart florürlü macunla fırçalama. | Protez yüzeyindeki ve diş eti sınırındaki bakteri plağını mekanik olarak uzaklaştırır. |
| Günlük (Akşam) | Diş ipi, arayüz fırçası veya köprü altları için özel “superfloss” iplerin kullanımı. | Fırçanın ulaşamadığı aralıklardaki asit üreten bakterileri ve gıda artıklarını temizler. |
| 6 Aylık (Rutin) | Diş hekimi muayenesi, oklüzal (kapanış) kontrol ve gerekirse ultrasonik detartraj (diş taşı temizliği). | Oluşabilecek mikroskobik uyumsuzlukları erken teşhis eder, doku sağlığını profesyonelce korur. |