İmplant kaç yıl dayanır?

İmplant kaç yıl dayanır sorusunun tek bir sayıyla cevabı yoktur: doğru planlanmış, iyi yerleştirilmiş ve düzenli bakımı yapılan bir implant çoğu kişide uzun yıllar sağlıklı kalabilir. Süreyi belirleyen şey, implantın kendisi kadar çevresindeki kemik ve diş etinin sağlığı, ağız hijyeni, sigara gibi alışkanlıklar ve kontrollerin düzenli yapılmasıdır. Aşağıda ömrü neyin etkilediğini, sık duyulan kaygıları ve ne zaman hekime başvurmanız gerektiğini bulacaksınız.

İmplant ömrü neye bağlıdır

İmplantın ömrü, titanyum vidanın dayanıklılığından çok onu saran dokunun sağlığına bağlıdır. Vida kemikle kaynaştıktan sonra çiğneme kuvvetini taşır; bu bağlantının korunması için kemiğin ve diş etinin iltihaplanmaması, protezin doğru oturması ve çiğneme yükünün dengeli dağılması gerekir.

Ömrü uzatan başlıca etkenler şunlardır:

  • İyi planlama: Kemik miktarı, implantın yeri ve üstüne gelecek dişin konumu cerrahiden önce değerlendirilir.
  • Günlük hijyen: Fırçalama, diş ipi ya da arayüz fırçası, gerekirse su jeti ile implant çevresinin temiz tutulması.
  • Düzenli kontrol: Hekimin belirlediği aralıklarla yapılan muayene ve profesyonel temizlik.
  • Sağlıklı alışkanlıklar: Sigaranın azaltılması ya da bırakılması, diş sıkmanın kontrol altına alınması.

Bu başlıkların ayrıntısını sitemizdeki implant ömrünü etkileyen faktörler ve uzun dönem bakım sayfasında bulabilirsiniz.

Ömrü etkileyen sağlık etkenleri: diyabet, sigara, hijyen

Diyabet, sigara ve yetersiz ağız hijyeni implantın ömrünü kısaltabilecek üç ana risk grubudur. Yara iyileşmesini ve diş eti sağlığını bozdukları için implant çevresinde iltihap riskini artırırlar.

Kan şekeri kontrol altında olan kişilerde implant tedavisi çoğunlukla sorunsuz planlanabilir; kontrolsüz diyabette ise önce şekerin dengelenmesi gerekir. Sigara kan akışını azaltarak iyileşmeyi yavaşlatır ve implant çevresinde diş eti sorunlarını artırır; sigara kullananlarda implant iyileşmesi hakkında ayrıca bilgi verdik. Hijyen ise en çok kendi elinizde olan etkendir: implant çevresinde plak birikirse, peri-implantitis adı verilen, kemik kaybına kadar gidebilen bir iltihap gelişebilir.

Yaşın da tek başına belirleyici olmadığını eklemek gerekir; belirleyici olan, kişinin genel sağlığı, kemik yapısı ve bakım alışkanlığıdır. Yıllar içinde kemik, diş eti ve kullanılan ilaçlar değişebileceği için, implantı yerleştirildiği günkü haliyle değil, düzenli aralıklarla yeniden değerlendirmek gerekir.

İmplant sinüzit yapar mı

İmplantın kendisi sinüzit yapmaz, ancak üst çenenin arka bölgesinde kemik yetersizse ve implant sinüse yaklaşıyorsa bu bölge dikkatle planlanmalıdır. Sinüs boşluğu üst çenedeki dişlerin köklerine yakındır; implantın yeri tomografiyle önceden görülür ve gerekiyorsa sinüs tabanı kemik greftiyle yükseltilir.

Sinüs zarı cerrahi sırasında ince bir yapı olarak korunur; çok nadir de olsa yırtılırsa hekim bunu işlem sırasında onarır. İşlemden sonra uzun süren burun tıkanıklığı, yüz bölgesinde basınç ya da kötü kokulu akıntı olursa kontrole gelmek gerekir.

Sinir hasarı riski ve belirtileri

Alt çenede dudak ve çene derisine his veren bir sinir yolu bulunur ve implant bu yola yaklaşırsa dikkatli planlama gerekir. Sinir hasarı nadirdir; tomografiyle sinirin yeri önceden belirlendiği için implantın boyu ve yeri buna göre seçilir.

Belirti olarak işlemden sonra dudakta, çenede ya da dilde uyuşukluk, karıncalanma veya his kaybı görülebilir. Anestezinin etkisi geçtikten sonra da uyuşukluk sürüyorsa beklemeden hekime haber vermek gerekir. Erken fark edilen durumlar çoğunlukla takip ve uygun tedaviyle yönetilir.

Malzeme alerjisi ve nadir komplikasyonlar

İmplantlarda en sık kullanılan malzeme titanyumdur ve titanyuma karşı alerji çok nadirdir. Metal alerjisi öyküsü olan kişilerde ise hekime önceden bilgi vermek gerekir; bu durumda zirkonya gibi alternatif malzemeler değerlendirilebilir.

Bunların dışında nadir görülen sorunlar arasında vidanın gevşemesi, üstteki kronun kırılması ya da implant çevresinde diş eti çekilmesi sayılabilir. Çoğu, erken fark edildiğinde basit bir müdahaleyle düzeltilir; bu nedenle düzenli kontroller önemlidir.

Cerrahi dönemdeki riskler: enfeksiyon, kanama, sinüs zarı yırtılması

Her cerrahi işlemde olduğu gibi implant cerrahisinde de enfeksiyon, kanama ve komşu yapıların etkilenmesi gibi riskler vardır; doğru planlama ve steril koşullarda çalışma bu riskleri azaltır. İşlem öncesi sağlık geçmişinizin, kullandığınız ilaçların (özellikle kan sulandırıcıların) ve kronik rahatsızlıklarınızın hekimle paylaşılması bu yüzden önemlidir.

Şişlik, hafif kanama ve hassasiyet ilk günlerde olağandır. Ateş, artan ağrı ya da kötü kokulu akıntı ise kontrol gerektiren işaretlerdir.

Planlamada tomografi ile sinüs ve sinirin değerlendirilmesi

Üç boyutlu tomografi, kemiğin yüksekliğini ve kalınlığını, sinüs boşluğunun sınırını ve sinirin yolunu cerrahiden önce göstermesi bakımından implant planlamasının temelidir. Panoramik röntgen genel bir fikir verir, ancak ayrıntıyı tomografi sağlar. İşlem öncesi hangi muayene ve görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını implant için muayene ve görüntüleme yöntemleri yazısında anlattık.

İmplant ömrü nasıl uzatılır

İmplantın ömrünü uzatmanın yolu, küçük ama düzenli alışkanlıklardan geçer. Her gün yapılanlar kadar, yılda birkaç kez yapılan kontroller de belirleyicidir.

  1. Günde iki kez, implantın çevresine de ulaşan yumuşak bir fırçayla temizlik yapın.
  2. Diş aralarını diş ipi, arayüz fırçası ya da su jeti ile temizleyin; implant çevresi plağın en kolay biriktiği yerdir.
  3. Kontrol randevularını hekimin önerdiği aralıkta yaptırın ve profesyonel temizliği aksatmayın.
  4. Diş sıkıyor ya da gıcırdatıyorsanız gece plağı hakkında hekime danışın; bu alışkanlık implanta ve protezine fazladan yük bindirir.
  5. Sigarayı bırakın ya da en aza indirin; bu, diş eti ve kemik sağlığı için yapabileceğiniz en etkili değişikliklerden biridir.
  6. Kırık, çatlak ya da gevşeme hissettiğinizde beklemeden başvurun. Gevşeyen bir vida erken müdahaleyle kolay çözülür.

Ne zaman hekime başvurmalı

İmplant bölgesinde kanama, şişlik, diş etinde kızarıklık, kötü tat ya da koku, çiğnerken hassasiyet veya implantın oynadığı hissi varsa randevu beklemeden başvurun. Bu belirtiler erken dönemde fark edildiğinde çoğu zaman basit bir temizlik ve takip ile kontrol altına alınır; geciktirildiğinde ise kemik kaybına kadar ilerleyebilir.

Tedavi kayıtlarınızı, yani röntgen ve tomografi görüntülerinizi ve implantın marka ve ölçü bilgisini saklamak, yıllar sonra yapılacak bir değerlendirmeyi ya da parça temini gerektiren bir onarımı çok kolaylaştırır.

İmplantın genel sağlığa etkisi hakkındaki kaygılar

İmplant, doğru endikasyonla ve temiz koşullarda yapıldığında vücudun genel sağlığına zarar vermesi beklenen bir uygulama değildir; implantlı kişilerin çoğu günlük yaşamına, işine ve sporuna normal biçimde devam eder. Kalp hastalığı, kan sulandırıcı kullanımı ya da diyabet gibi durumlarda ise tedavi planı bu durumlara göre yapılır.

İmplantınızdan şüphelendiğiniz bir durum varsa ya da ne kadar kullanabileceğinizi merak ediyorsanız, Ankara’da muayene için iletişim sayfasından Dr. Dt. Burçin Öncül ile görüşme talep edebilirsiniz. İmplantı yıllar boyunca sağlıklı tutmanın yolu, düzenli kontrol ve temizlik alışkanlığıdır.

Dr. Dt. Burçin Öncül - Ankara Gülüş Tasarımı | Zirkonyum | İmplant | Dijital Diş Hekimliği

42 Yorum
Ankara'da bir diş hekimi

Diğer Makaleler